Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kent Müzesi’nde “Sarıkız Efsanesi ve Anatanrıça Kültü” Konuşuldu Kent Müzesi’nde “Sarıkız Efsanesi ve Anatanrıça Kültü” Konuşuldu

Kent Müzesi’nde “Sarıkız Efsanesi ve Anatanrıça Kültü” Konuşuldu

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde 9 Nisan 2014 tarihinde masal üzerine etkinlikler devam etti. ÇAYEK ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ortaklığında gerçekleştirilen masal etkinliklerinde bu ay Ahmet Turgut Yazman “Sarıkız Efsanesi ve Anatanrıça Kültü” sohbet konusu ile Kent Müzesi’nin konuğu oldu.

Anadolu’nun 1200 yıllık tarihsel sürecinde aşamaları ve farklılıkları ile Anatanrıça kültü arkeolojik buluntular ve buluntuların ışığındaki sembolik değerlendirmeler üzerinden incelendi. Ahmet Yazman, Anatanrıça kültünün tarihsel sürecinde Kaz Dağlarındaki Sarıkız Efsanesinin bu kültün yaşayan bir devamı olduğunu belirti. Kaz Dağlarındaki Sarıkız Efsanesi’nden de kısaca bahsetti;
Efsanenin, güzeller güzeli Sarıkız’ın kimseleri beğenmediği için evlenememesi, babasının köyde olmadığı bir zaman dedikodusunun çıkması, babasının dönüşünden sonra dedikodular sebebi ile namus kaygısı güderek kızını öldürmek için çevreden ve kendi değer yargıları tarafından baskılandırılması ile birlikte Sarıkız’ı öldürmeye karar vermesi, kızını kendi elleriyle öldürmekte zorlanan babanın kızını alıp kazlar ile birlikte Kaz Dağları’na bırakması ve ölüme terk etmesi ile şekillendiğini belirtti. Efsanenin diğer kısmında ise köye dönen babanın ölüme terk ettiği kızının başka insanlar tarafından görüldüğü iddiası ile hareket ederek dağa çıkması, kızını görünce Allah’a şükretmesi ve şükrü ifade etmek için namaz kılmaya yeltenmesi, abdest için kızın denizden su getirmesi, babanın tuzlu su olmaz tatlı su olsun itirazları ile Sarıkız’ın toprağa sertçe vurarak su çıkartması ile birlikte Sarıkız’ın ermişlik özelliği kazandığı, terk edilmenin, yalnızlaştırılmanın getirisi olarak bilgeliğin vurgulandığını belirtti. Farklı mitolojik hikayelerde farklı versiyonları ile karşılaşılan bu hikaye ile doğaya hükmeden Anatanrıça kültünün sürekliliğine vurgu yaparak süreci değerlendirdi. Bazı tarihsel süreçlerde Anatanrıça kültünün görünürlüklerindeki kopmaların olmasının nedeninin arkeolojik buluntuların yeterli olmamasına bağladı. Ahmet Turgut Yazman sohbetine, sembollere yüklenecek farklı anlamları ifade ederek devam etti. Sohbet, konukların soruları ile paylaşımları ile sona erdi.

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde 16 Nisan 2014 Çarşamba saat 18.00’da İzzet Dilmaç ile “Kent ve Turizm” başlıklı sohbet gerçekleştirilecek.

Filtreler:
Görüntülenme: 56
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir