Kızılay’dan Çanakkale’ye 250 Milyon Dolarlık Yatırım

Kızılay’dan Çanakkale’ye 250 Milyon Dolarlık Yatırım
19 Şubat 2009

Kızılay, Çanakkale’nin Ezine ilçesinde 23 yıl önce zamanın Valisi Erdinç Büyükakalın’ın teşebbüsüyle Özel İdare Müdürlüğü tarafından yapımına başlanan, ancak ödenek yetersizliği sebebiyle çürümeye terk edilen Kestanbol Kür Merkezi ve otel inşaatının bulunduğu alana Amerikalı ortağı ile 250 milyon dolarlık yatırım yapacak.

1986 yılında Ezine ilçesinde temeli atılan ve 1989 yılında tamamlanması planlanan Kestanbol Kür Merkezi ve otel inşaatının ödenek yetersizliği sebebiyle senelerdir bitirilememesi üzerine Kızılay’la temasa geçen Çanakkale Valiliği, yapılan anlaşmayla bu yerin kullanım hakkını 49 yıllığına Kızılay’a verdi. Çanakkale’de düzenlenen imza töreninde bir konuşma yapan Çanakkale Valisi Abdülkadir Atalık, 23 yıldır atıl durumda bulunan Kestanbol Kür Merkezi ve otel inşaatının Kızılay tarafından Amerikalı ortağı ile modern bir tesis haline getireceğini belirtti. İmza töreninde bir konuşma yapan Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Kızılay olarak 141 yıllık tarihlerinde ilk defa böyle bir yatırım ile karşı karşıya olduklarını belirterek, “Ülkemize de böylesine önemli bir yatırımı ekonomik krizin de baş gösterdiği bu günlerde bir sermaye dönüşü olarak sağlamamızı Kızılay olarak övünerek söylemek isterim. Amerikalı ortağımız Daniel Mejia ve beraberindeki heyet proton terapi ile ilgili konuyu yaklaşık 1 yıldır en ince detaylarına kadar görüştük ve sonunda bu anlaşmayı imzaladık” dedi.

250 MİLYON DOLARLIK YATIRIM BÖLGEYİ KALKINDIRACAK

Öte yandan, Amerikalı “The Sunland” firması yetkilisi Daniel Mejia ile ortaklaşa gerçekleştirilecek olan 250 milyon dolarlık yatırıma Belçikalıların da teknik destek vereceğini belirten Küçükali, “Başlangıç olarak 175 milyon dolar proton terapi ve 85 milyon dolar da kaplıcalar olmak üzere toplam 250 milyon dolara malolacak yatırımda kanser tedavi merkezi 6 üniteden oluşacak. Kaplıca yatak kapasitesi de 500 olacak. Proje çalışmalara 2 ay içerisinde başlanacak ve 1,5 yıl içinde de burada kaplıca otel hizmete girecek. Burada kurulacak olan kanser tedavi merkezi Türkiye ve Türkiye’nin civarı ile Ortadoğu’da da yok. Bu yeni bir teknoloji. Bu sebeple Ortadoğu ve civardaki hasta akımları da doğal olarak Türkiye’ye ve Çanakkale’ye olacak. Kansere karşı en etkin ve yan etkisiz tedavi yöntemi olarak bilinen “Proton Terapi” yönteminde, kemoterapiden farklı olarak sadece kanserli hücre hedef alınıyor ve vücudun diğer organları herhangi bir zarar görmüyor. Yüzde yüz yabancı sermaye ile kazandırılan projeyle, hem kanser hastalarına yönelik son teknoloji ürünü bir tedavi yöntemini kullanımına sunacağız, hem de Türk Kızılayını çok önemli bir gelire kavuşturacağız” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından protokol imzalandı.

İHA

Yorumlar...
  • Hilmi SATILMIŞ
    23/09/2011 23:44

    Bu haberin Şubat 19, 2009 tarihinde yayımlandığına göre; üzerinden 2 yıl 7 ay geçmiş olduğunu dikkat çekerek şöyle bir yazı yazmanın sakıncası olmayacağını düşünüyorum: "1986 yılında yapımına başlanan bu merkez; bu haberin yapıldığı yıllarda şüphesiz ki kısmen iyi durumdaydı. Fakat bu geçen zaman zarfında tuğla tuğla üstüne bile konmuş değil, geçtim tuğlayı henüz bir bekçisi bile yok bu atıl vaziyetteki inşaatın. Arkadaş ne imzaymış gelen atıyor giden atıyor ama birşey olduğu yok :( Ayrı bir konu da 2001 yılında düzenlenen deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılmadığıdır bu inşaatın. Zira ne bu inşaatın betonunda kullanılan agregalar ne de betonun üretiliş şekli deprem yönetmeliğine uymamaktadır. Ya kürek kürek üretilen betonun içinde ne kadar çimento ne kadar su ne kadar agrega olduğu bile belli değil. Bu şartlar altında bina güçlendirilme yapılacağına, çürümeye terk edilmiş vaziyette. Bu bina tamamen çökünce mi hatırlanacak? Yazıktır ya, o kadar kişinin vergisiyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla o kadar inşa edilmiş, bari bitirselerde bir işe yarasa o verilen vergiler, bu zamana kadar yapımında harcanan paralar..."

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir