Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
“Öfke, Psikolojik Bir Sorun Değil”

“Öfke, Psikolojik Bir Sorun Değil”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı’na bağlı görev yapan Psikolog Serdar Topal, Fatmanur Güder ile öfke ve öfke kontrolü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Öfkenin nedenlerini anlatan Topal, öfke kontrolü için yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi:

“ÖFKE PSİKOLOJİK BİR SORUN DEĞİL”
Öfke psikolojik bir sorun mudur?
Öfke psikolojik bir sorun değildir. Uygun bir şekilde ifade edilirse öfke, oldukça doğal ve sağlıklı bir duygu aslında. Herkes tarafından hissedilen, vazgeçilmesi mümkün olmayan, kontrol edilmesi öğrenilebilen bir duygudur. Öfkenin kontrol edilememesi sonucunda ya da öfkenin ifade edilmemesi durumunda psikolojik sorunlar çıkabilir.

Biz neden öfkeleniriz? Öfkenin sebepleri nedir?
Hepimizi öfkelendiren şeyler aynı değil, farklı şeylere öfkeleniyoruz. Bazı şeyler bizi öfkelendirebiliyorken başkalarını öfkelendirmiyor. Ama genel olarak değerlendirdiğimizde örneğin engellenme insanları öfkelendiren bir şeydir. Haksızlığa uğrama, fiziksel incinmeler, yaralanmalar da insanları öfkelendiriyor. Tacize uğrama, hayal kırıklığına uğrama, beklentilerimizin gerçekleşmemesi, fiziksel ? sözel saldırıya uğrama, tehditler gibi birçok neden sayılabilir.

Öfke kendisini nasıl gösteriyor? Öfkelendiğimizde neler yapıyoruz?
Öfkenin ilk aşaması gerginliktir. Kaslarımız gerilmeye başlıyor, baş ağrısı yaşıyoruz. Bu durumda yumruklarımızı, çene kaslarımızı, ensemizdeki, omuzlarımızdaki kasları sıkmaya başlıyoruz. Bu noktada eğer gerekli tedbirleri almazsak öfke büyümeye başlıyor ve ondan sonra çok sıkıntılı durumlar oluyor. Mesele öfkenin artmasıyla birlikte gerginliğin ötesine geçiyor, kan şekerimiz yükseliyor, nabzımı artıyor, kan basıncımız artıyor. Sonrasında öfkenin tırmanmasıyla birlikte, solunum almakta güçlük, terleme gibi fiziksel belirtiler gözlenebiliyor.

“STRES HALİNDE ÖFKEYİ KONTROL ETMEK ZORLAŞABİLİYOR”
Stres, öfkeyi tetikliyor mu?
Tabi ki. Stresli olduğumuzda öfkemizi kontrol etmemiz çok zor olabiliyor. Bazen de öfke bir stres durumu ortaya çıkartabiliyor. İkisinin arasında çok ciddi bir ilişki var.

Öfkelendiğimizde bağırmak veya kırmak dökmek bizi rahatlatıyor mu?
Bu konuda yapılan çalışmalar kızgınlık duygusunun boşaltılmasının öfke kontrolünde çok da işe yaramadığını gösteriyor. Bu boşaltımın kızgınlık, öfke ve saldırganlığı artırdığını ve sorunu çözme konusunda hiçbir yararı olmadığını gösteriyor. Burada yapılması gereken; bağırıp çağırarak değil, öfkemizi uygun bir şekilde ifade edecek yollar geliştirmeyi öğrenmek olmalı.

“ÖFKE GENETİK DEĞİL”
Öfkelendiğinde ‘benim yapım böyle’ diyenler var. Öfkenin genlerle bir ilgisi var mı?
Çok net söyleyebiliriz ki öfke genetik değil. Bu yanlış inanış, öfke kontrolündeki en önemli engellerden biri. Bu, size ait olan duygunun sorumluluğunu dışınızdaki bir faktöre yüklemek, sorumluluktan kaçmaktır. Sorumluluktan kaçtığımız zaman öfke kontrolü dediğimiz şey çok da mümkün olmuyor.
Çok sık rastladığımız bir diğer ifade de; “ben öfkelenmiyorum, sen beni öfkelendiriyorsun” ifadesi. Öfke bize ait olan bir şey yani bizim bir değerlendirme sonucunda aslında gösterdiğimiz tepkiden bahsediyoruz. O yüzden şunu kabul etmek gerekiyor kimse bizi öfkelendirmez biz öfkeleniriz.

“KENDİNİZE AİT BİR YÖNTEM GELİŞTİRİN”
Öfkelendiğimiz zaman kendimizi nasıl kontrol edebiliriz?
Öfke kontrolü için yapılacak şeyler kişiden kişiye değişir. Mesela halk arasında çok sık kullanılan bir şey var; ‘çok öfkelenirsen 10’a kadar say’ denir. Bazı insanlar için çok faydalı olabilir ama bazı insanlar da 10’a kadar sayarken daha çok öfkeleniyor. Her yöntem herkeste aynı şekilde işe yaramıyor. Bu yüzden kendimize ait bir yöntem geliştirmeyi başarmamız gerekiyor.

“DUYGULARINIZIN SORUMLULUĞUNU ALIN”
Bunun için duygularımızın sorumluluğunu almak yani; bunun bize ait bir duygu olduğunu kabullenmek gerekiyor. İkinci olarak bunu kontrol etmek için çaba göstermek ve bu noktada da kendimize ait stratejiler geliştirmek, çaba göstermek gerekiyor. Örneğin; sabahleyin kalktığınızda kendinize bir söz verebilirsiniz. ‘Ben bugün öfkemi konrtol etmem konusunda çaba sarf edeceğim’. Bu verdiğiniz sözden arkadaşlarına bahsedin, destek isteyin.
Öte yandan ilişkilerimizde ceza ve tehditlerden vazgeçmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Çok sık yapıyoruz; ‘eğer benimle buraya gelmezsen ben de bir daha seninle şuraya gelmem’ gibi. Aslında burada bir tehdit var. Bunu ödüllendirme yoluyla sağlayabiliriz; ‘eğer yaparsan sana şunu ısmarlarım’ gibi…
İletişim şekli bir diğer önemli konu. İletişim şeklimize dikkat etmemiz, ben dili ile konuşmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu özellikle öfkemizi ifade etme noktasında çok önemli. Örneğin, “bu davranışın benim hiç hoşuma gitmedi”, “sözlerin beni rahatsız etti” gibi… Bu tür bir iletişim, yargılama, suçlama, sorgulama vb. içermediği için iletişim kanallarını da açık tutar.
Uzun vadede ise bizi kışkırtan durumları tanımlayıp bunlarla yüzleşmeyi başarmamız gerekiyor. Bu durumlar için alternatifler geliştirmek ve olayı yeniden değerlendirmek de diğer bir nokta önemli. Ayrıca, öfkenin yarattığı çarpıtmalarla savaşmak ve öfkenin bizi gerçekçi olmayan düşüncelere sevk etmesine de engel olmak gerekiyor. Eğer öfkelendiğimiz durumlara ilişkin önceden bilgi sahibiysek buna yönelik plan yapabiliriz. Bu da bize öfkemizi kontrol etmek ve sorunların üstesinden gelmek konusunda avantaj sağlayacaktır.

“DİNLEMEYİ ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR”
Öfkeye sebep olan bir diğer şey de dinleme. İlişkilerimizde birbirimizi dinlemeyi bilmiyoruz. bu da ciddi problemlere sebep oluyor. Karşımızdaki insanlarla sağlıklı iletişim kurmak istiyorsak öncelikle onları dinlemeyi, onların da bizi dinlemesini sağlamamız gerekiyor. Dinlemeyi öğrenmek de öfke kontrolünde önemli faktörlerden birisi olarak değerlendirilebilir.

Peki, öfkelenen bir kişi karşısında bizim ne yapmamız gerekiyor?
Eğer karşımızda çok öfkeli bir insan varsa ve biz o insanla iletişim kurmakta zorluk yaşıyorsak “bu konuyu sonra görüşelim” demeyi başarmamız gerekiyor. Hatta belirsiz bir zamana bırakmayıp tarihi de belirleyerek “istersen bu konuyu yarın konuşalım” demek gerekir. Bu karar sizin bir öfke patlaması yaşamanıza engel oluyor.

Normal bir kişiye göre daha sık öfkelenen kişiler kendilerine çeşitli telkinler verip bu sorunu yenebilirler mi? Yoksa uzman yardımı almalılar mı?
Öfke kontrolü öğrenilebilen bir şey. Öfkeye sebep olan başka bir ciddi psikolojik bir sorun varsa mutlaka bir psikiyatri uzmanı ile görüşmelerini öneriyoruz. Ama sadece bir öfke probleminden bahsediyorsak, bunu bir psikologla görüşebilirler. Bu konuda gerekli istek ve motivasyona sahipsek öfke kontrolü öğrenilebilen bir şeydir. Bu konuda öfkelerini günlük yaşamları için doğru ifade ederek bir avantaja da çevirme şansları olur.

[kampusfm.comu.edu.tr]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir