Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
“Sermayeden Yana Değil, Doğadan Yana Politikalar İstiyoruz”

“Sermayeden Yana Değil, Doğadan Yana Politikalar İstiyoruz”

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından bu yıl üçüncüsü 16-20 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen Kazdağı Ekofestivali’nde 21 sivil toplum örgütü bir araya gelerek bir bildirge hazırladı.

Türkiye ‘nin değişik yerlerinden gelen 21 STK temsilcisi, STK Forumu ‘nda bir araya gelerek bölgelerindeki çevre sorunlarını ve doğa talanını anlattı. Bu sorunlarla mücadele etmek için birlik ve dayanışmanın ve bilgi ve deneyim paylaşımının gerekli olduğu konusunda hemfikir olan STK ‘lar ortak mücadele için kararlılıklarını vurguladı ve bir STK Bildirgesi hazırladı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:

“Biz, aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri olarak, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından Darıdere Tabiat Parkı yakınında düzenlenen Kazdağı Ekofest2017 programı içerisinde 19 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen Sivil Toplum Örgütleri Forumu ‘nda bir araya geldik ve aşağıdaki hususları kamuoyuna ve basına duyurmaya karar verdik:
Türkiye ‘nin her yanında birbirine benzer doğa talanı ve doğa tahribatı ile karşı karşıya kalmaktayız. Sorunlar yerel görünmekle beraber aslında bir bütün ve bu nedenle yalnızca yerel çevreci yaklaşımlarla mücadele etmenin yeterli olmayacağının farkındayız. Doğa tahribatına ve doğa koruma mücadelesine insan odaklı değil, ekoloji ve ekosistem odaklı olarak bakıyor, insanın ekosistem içerisinde yalnızca küçük bir unsur olduğunu biliyoruz.
Ülkemizin doğasının korunması için bütünsel yaklaşımla, programlı bir şekilde tüm doğa koruma örgütleri olarak bir araya gelmenin ve ortak mücadele stratejileri geliştirmenin önemi ve gerekliliğine inanıyoruz. Ortak mücadele için süreçlere ihtiyacımız olduğu ve yeni mücadele yöntemleri geliştirmenin gerekliliğinin farkındayız. Bu konuda kişisel kibir ve egolarımızdan arınarak, dayanışma içerisinde, bilimsel yöntemlerle, hep birlikte çalışacağız.
Doğayı korumak için doğayı tanıma ve anlamanın önemine inanarak, çocuklar için ekoloji eğitimleri verilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yırca gibi, Gülpınar, Artvin gibi yerel halkın içinde olduğu mücadelelerin daha başarılı olduğunu biliyoruz. Yerel halkın mücadele içinde olmasına daha fazla önem vermenin gerekliliğine inanıyoruz.
Ülkemizde madencilik, inşaat sektörü, enerji ihtiyacı gerekçesiyle ve havaalanı, köprü gibi mega projelerle doğamız talan edilmekte ve tahribata uğramaktadır. Ormanlar, meralar, zeytinlik alanlar yok edilmektedir. Tarım alanlarımız yatırımcılara peşkeş çekilmektedir. Doğa koruma örgütleri olarak bu tahribatlar ve talan karşısında hem ÇED süreçlerinde, hem alanda, hem de hukuksal olarak mücadele etmekteyiz. Ancak ÇED süreçleri objektif olarak yürütülmemekte, ÇED gerekli değildir kararları artmakta, hukuksal mücadeleler yetersiz kalmakta, mahkeme kararları uygulanmamaktadır. Çevre Etki Değerlendirme süreçlerinin yerel halkın, STK ‘ların ve bilim insanlarının daha aktif katılımıyla ve objektif olarak yürütülmesi gerekliliğine inanıyor, bu süreçlerin yatırımcıların etki ve baskılarından uzak tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Mahkeme kararlarının uygulanmasını istiyoruz.
Gerçek enerji ihtiyacı gözetilmeden, enerji tasarrufu önlemleri alınmadan ve bu önlemler tüm topluma mal edilmeden enerji üretimi gerekçesiyle yapılan HES ‘ler ve diğer yatırımlar doğamızda önemli tahribatlara yol açmıştır ve açmaktadır. Enerji üretimi gerçek ihtiyaca uygun olarak belirlenmeli ve yenilenebilir enerji kaynakları ile çözülmeli, enerji konusu merkezi otoritenin bir güç aracı olmaktan çıkartılarak, demokratikleşmenin bir aracı haline getirilmelidir. Enerji üretimi için yerel halkın üye olduğu enerji kooperatiflerinin ve yurttaşın enerji santrallarının (YES) kurulmasını istiyoruz.
Doğanın bizim tarafımızdan kurtulmasının gerekmeyeceği bir gelecek umuduyla, sermayeden yana değil doğadan yana politikalar ve uygulamalar istiyoruz.”

21 STK’nın İmzası Var

Bildirgede imzası bulunan sivil toplum örgütleri ise şöyle: Validebağ Savunması, Kuzey Ormanları Savunması, Çanakkale Çevre Platformu, Ayvalık Tabiat Platformu, İda Dayanışma Derneği, Yuva Derneği, Çan Çevre Derneği, Agonya Dayanışması, Çanakkale Tüm Emekliler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası, Yeşil Artvin Derneği, BBOM Derneği, MUÇEP-Muğla Çevre Platformu, Çevre ve Arı Koruma Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Ayvalıklı Tabiat Derneği, Çanakkale Barosu, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Çanakkale Şubesi, Gökkuşağı Dergisi, Greenpeace.

Filtreler:
Görüntülenme: 99
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir