Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Almanya’da Bir Temiz Enerji Başkenti

Almanya’da Bir Temiz Enerji Başkenti

Almanya’nın İsviçre ve Fransa ile sınır komşusu olduğu güneybatı ucunda bulunan Freiburg kenti Baden Würtenberg eyaletinin dördüncü büyük kenti. Fransa’ya sadece 25 km ve İsviçre’ye de 60 km uzaklıkta. Nüfusu 225 bin. Kuruluşu ise 1100 yıllarının başına tekabül ediyor. 1968 yılından itibaren yeşil ve yeni sol hareketlerin başkenti oldu. Alman Yeşiller Partisinin en yüksek oy aldığı yer oldu. Belediye başkanı Dieter Solomon ise Yeşiller Partisinin ilk büyük şehir belediye başkanı olarak Freiburg’da seçildi. Almanya’nın en eski ve en prestijli üniversitesine sahip. Max Weber ve Martin Heideger bu üniversitede hoca olarak çalışan sadece iki isim. Özellikle 1950 sonrası kent bir üniversite kentine dönüştü. En gelişmiş tıp fakültesi bu kentte.

Kentten genel bir görünüm

Almanya birinci liginde mücadele eden FC Freiburg futbol klübünün güneş panelli stadı

Kent içi ulaşım en temiz yöntemle gerçekleşiyor: Toplu ulaşım ve bisiklet

Bir gezi yazısı gibi başladığım yazımda aslında en çok önemsediğim konu, kentin Almanya’nın temiz enerji başkenti ünvanını taşıması. Freiburg’a böyle söylenmesinin ana nedeni, şehrin neredeyse her boş alanının güneş panelleriyle kaplanmış olması. 1972 yılında mimar Rolf Dish, binaların çatılarını güneş panelleriyle kaplayarak yeni bir mimari anlayış getirdi. “Plus Enerji Evleri” ismi verilen evler sayesinde, konut başına 3 bin Avro tasarruf sağlandı. Bu evlerin ana mantığı ise, ısıtmaya ihtiyaç duymaması. İyi bir yalıtım sistemiyle diğer evlere oranla % 90 ısı yalıtımı sağlandı. Evde yaşayanların ve elektrikli ev aletlerinin ürettiği ısının dışarıya gitmesi engellenerek kendi kendini ısıtan evler yapıldı. Aynı şekilde daha once bir askeri üssün bulunduğu bölge halkın kullanımına açıldı ve burasının tamamen “sürdürülebilir şehircilik” anlayışıyla yönetilmesi için karar alındı. Böylelikle Vauban semti, pasif evlerle dolu yemyeşil bir kente dönüştü. Sokakta oynayan çocuklar, bisiklete binenler, yeşillikler içindeki kafelerde oturanlar… Tramvay yolları bile çimle kaplı. Enerji nakil hatlarındaki kayıpları önlemek üzere çevre köylere enerji üretim merkezleri kuruldu. Mesela Freiamt köyüne 5 tane rüzgar türbini, güneş panelleri ve bir de Biogas tesisi kuruldu. Bu tesiste hayvan atıklarından enerji elde edilmeye başlandı. Şimdi Freiamt köyü kendi ihtiyacının neredeyse iki katı elektrik üretiyor ve ulusal şebekeye elektrik satıyor.

Binaların ön cepheleri dahi güneş enerjisi panelleri ile kaplı

Fazla güneşi kesmek ve sıcaklık azaltmak için uygulanan sistemler

Aydınlatma için güneş enerjisi fazlası ile kullanılıyor

Freiburg şehrinde ulaşım toplu ulaşım araçları ve bisiklet ile sağlanıyor. 400 km bisiklet yoluna sahip kentde ulaşımda arabalarda sadece % 26 oranında kullanılıyor. Belediye başkanı Solomon bile hergün işe bisiklet ile gidiyor. Trafiği azaltmak için birçok önlem alınmış. Bence en dikkat çekici uygulama ise bazı sokaklarda hız sınırlamasının 30 km/h olması. Yani kağnı gibi arabayla gitmek yerine insanlar yürüyor, bisiklete biniyor veya toplu ulaşımı kullanıyor. Böylelikle çocuklar sokaklarda rahat rahat da oynayabiliyor. Bir diğer uygulama da zorunlu park alanlarının yaratılması. Arabanızı gösterilen zorunlu park yerlerine bırakabiliyorsunuz. Bunların da yıllık kiralama bedeli 18 bin Avro (evet doğru-bir arabadan bile daha pahalı).

Futbolla ilgilenenler bilir, FC Freiburg takımı Bundesliga da mücadele ediyor. Takımın kendi stadının üstü tamamen güneş panelleri ile kaplı. Yani kendi kullanacağı tüm elektriği kendi üretiyor. Yetmiyor tabii fazla geleni de satıyor. Çünkü bildiğiniz gibi hafta içinde maç olmuyor.

Bir konutun çatısı

Bir kartpostal ile Freiburg

Tüm bunları neden yazdın diye sormayacağınızı biliyorum. Çanakkale için önümüzde ne kadar büyük bir fırsat durduğunu sanırım sizlerde görebiliyorsunuz. Sadece rüzgar ve güneş değil, hatta Kumkale gibi tarımsal üretimin zirvede olduğu alanlarda da Biogas tesisi kurmak ve Marmara bölgesinin temiz enerji cenneti olmasını sağlamak, Çanakkale için hayal değil. Bunları da istemek sadece güçlü bir siyasal irade ile mümkün. Siyasi kulislerde dolaştığına göre 2013’de yerel seçimler yapılacak. Böyle bir siyasal vizyon ile gelen başkan adayı, benim şimdiden desteğimi aldı demektir. Sadece ben değil, Çanakkale’nin desteği arkasındadır. Hazırlanmak için de neredeyse bir yılı var. Haydi gelin kentimiz ve çocuklarımızın geleceği için bir adım atalım.

Filtreler:
Görüntülenme: 233
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir