Bilmeden Fikir Sahibi Olmamak İçin – 2

Oral Kaya
28/06/2012

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz hafta yine bu köşede Çanakkale ve Balıkesir bölgelerinin rüzgar potansiyelini tespit eden Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın düzenlemiş olduğu Rüzgar Enerjisi Bilgilendirme Toplantısı’ndan söz etmiş idik. Sadece Çanakkale için değil tüm bölgenin önemli bir potansiyelinin değerlendirmeye açılması ve yenilenebilir enerjinin bu bölge için çok önemli bir istihdam imkanı yaratacağını neredeyse bir yıldır bu köşede yazmaya başladığım süreçten bu yana dile getirmeye çalışıyordum. Bu hafta bu istihdam imkanlarından söz etmek istiyorum. Ülke olarak enerji ihtiyacımızın büyük çoğunluğunu dış kaynaklardan sağladığımızı biliyoruz. Petrolden karşıladığımız enerji %76 ve petrolde %97 dışa bağımlılığımız mevcut. Doğalgaz kullanımında da durum neredeyse aynı. Buna bir de ithal kömür ve özellikle son zamanlarda yapımına hız verilen termik santrallerinin de tamamen ithal kömür kullandığını düşünürsek, bu alandaki dışa bağımlılığımızı tahmin edeceksiniz. Çan ilçesinde büyük protestolara rağmen yapılan ve sadece bölgenin kömürünü kullanacak denilen Akışkan Yataklı Termik Santralinin daha yapılmasının üstünden on yıl geçmesine rağmen, şu anda sadece ithal kömür kullandığını birçoğumuz bilmemektedir. Tüm bunlar üst üste konulduğunda enerji üretiminde dışa bağımlılık çok yüksek oranlardadır. Bunun haricinde yukarıda sayılan fosil yakıtların, çıkardıkları CO2 nedeniyle de özellikle iklim değişikliğine neden olan sera gazlarına neden olduğunu da hepimiz bilmekteyiz. Birleşmiş Milletler tarafından açıklanan verilere göre de Türkiye, sera gazı üretimi en hızlı artan ülke olmuştur. Birde böyle bir olumsuzluk ülke olarak üstümüzde iken, halen aynı hatayı devam ettirmenin ne kadar yerinde olduğuna gelin siz karar verin. Gerek bölgesel kalkınma ajansımızın rüzgar ile enerji üretiminin ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelini tespit etmesi ve yatırımcıları bu alana yönlendirmesi, hatta bu alanda teşvikler vermesi çok sevindiricidir. Bu çok hızlı bir şekilde bu alanda yatırımların ortaya çıkacağının göstergesidir. Tabii ki bu temiz enerji kaynaklarının kullanımı için deneyimli ve bilgili personelin de istihdamı gündeme gelecektir. Bu istihdam imkanını tespit eden bölgemizdeki iki okuldan sizlere burada söze etmem gerekiyor. Bunlardan bir tanesi Gelibolu’daki Mehmet Akif Ersoy Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi. 40 öğrencisini bir Avrupa Birliği projesi çerçevesinde Avrupa’nın farklı ülkelerinde “Rüzgar Türbinlerinde Bakım ve Onarım” uzmanı olarak yetiştirmek üzere eğitimlere gönderecek. Haberi ilk aldığımda ne kadar mutlu olduğumu sizlere anlatamam. Diğeri ise Gönen Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi. Güney Marmara Kalkınma Ajansının sağlamış olduğu hibe ile bu yıl gerçekleştirdiği proje çerçevesinde yenilenebilr enerji kaynakları bölümü açmış bulunmakta. Bu proje çerçevesinde yapılan eğitim ve yatırımlarla Gönen Teknik ve Endüstri Merkezi, kendi kullanacağı elektriği tamamen kendi kaynaklarından sağladığı gibi, bu alanda ilk öğrencileri eğiten kurum olarak da övünülcek bir konumdadır. Özellikle temiz enerji nedeniyel bölgemizin zenginliklerinin değerlendirilmesi ve bunun için de yine bölgede istihdam olanaklarının yaratılması inanılmaz derecede verimlidir. Gerek ajansı gerekse de bu alanda eğitimler veren tüm kurumlara buradan teşekkürlerimi bir borç bilirim. Bugüne kadar çevrecilerin inatla anlatmaya çalıştıkları yenilenebilir enerji kaynaklarına özel sektörün de, eğitim kurumlarının da destek vermesi son derece çarpıcı ve tüm dünyaya gerçek bir yüz akı örneği olacaktır.

Önceki Yazı: Bilmeden Fikir Sahibi Olmamak İçin

‘ÇANAKKALE İÇİNDE’ Notu: Bu yazı Oral Kaya’nın izniyle, http://oralkaya.blogspot.com adresli blogundan alınmıştır.

Oral Kaya Son Yazıları...

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir