Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Bilmeden Fikir Sahibi Olmamak İçin

Bilmeden Fikir Sahibi Olmamak İçin

Geçtiğimiz hafta yine çok yoğun tartışmaların geçtiği bir hafta oldu. Ülke gündemi kürtaj, Uludere eksenine bağlı olarak gelişir iken, birçok alanda gözümüzden kaçan çok önemli toplantılar yapıldı, yayınlar çıktı. Geçtiğimiz haftanın ilimizdeki belki de en önemli etkinliği Çanakkale-Balıkesir illerini kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın ilkini Çanakkale’de ikincisini Balıkesir’de gerçekleştirdiği “Rüzgar Enerjisi Bilgilendirme Toplantıları” idi. İkinci olarak önemsediğim ise bir yayın. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yayınlanan “İklim Değişikliği Konusunda Farkındalık Düzeyi Araştırması”nın sonuçlarının yayınlandığı belge-kitap.

Çanakkale-Bandırma-Kuzey Ege üçgenini ele aldığınızda, ülkenin en önemli rüzgar potansiyelinin olduğu bölgeyi görmüş oluruz. Bu konu ile ilgili olarak defalarca yazılar yazdım ve bölgemizin bu potansiyele sahip olması ile öne çıkması gerektiğini dile getirdim. Hatta tarihten örnekler vererek, Troya gibi 9 defa kurulan kente bile zenginliğini verenin rüzgar olduğunu dile getirmiş idim. Bu potansiyeli fark eden ve tarafları bir araya getirerek ilk adımları atan kurum Güney Marmara Kalkınma Ajansı olmuştur. Ajansın her iki ilde gerçekleştirdiği toplantılarda, gerek sektör temsilcileri, gerek akademisyenler, gerekse de yatırımcılar bir araya geldi. Ben Çanakkale’de gerçekleştirilen toplantıyı izledim. Özellikle küçük bir tesise sahip olup da bu tesisinin enerjisini rüzgar ile nasıl karşılarım diye düşünen birçok yatırımcı ile karşılaştım. Mutluluğum gerçekten had safhada idi. Bir konut sitesi yöneticisi bile bu verimli enerji için alternatif imkanlar aramak için gelmişti. Toplantı iki bölümde gerçekleştirildi. İlk bölümde daha çok teorik ve yasal bilgiler sunuldu. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğinden gelen Mustafa Serdar Ataseven ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’ndan gelen Refik Tiryaki, yasal mevzuat ve bugüne kadar gelinen yol hakkında bilgi verdiler. Üniversite’mizden Prof. Murat Türkeş hocamız ise, Çanakkale bölgesinin rüzgar potansiyeli durumunu çok net bir şekilde verdi. İkinci oturumda ise daha çok pratik uygulamalar, maliyet ve deneyimler paylaşıldı. Northel Enerji’den Ahmet Cem Yalçın bölgede Rüzgar türbini üreten bir firma olarak deneyimlerini paylaştı. Ostim’den gelen Pınar Yalman ise, yenilenebilir enerji kümelenmesi hakkında bilgi verdi. Özellikle yatırımcı kurumlar için önemli olan bu kümelenme analizi dikkatle izlendi. En son konuşmacı ise, Yenilenebilir Enerji ve Eğitim adındaki bir projeyi uyguluyordu. Bu projedeki deneyimlerini burada paylaşması, eksiklerimizi ve özellikle pratik deneyimleri içermesi açısından önemli idi. Aynı isimlerle bir sonraki gün, Balıkesir’de bir toplantı gerçekleştirildi. Ajans yetkililerinden aldığım bilgiye göre benzer bir ilginin orada da yaşandığını öğrendim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yine geçtiğimiz hafta herkesin kullanımına sunduğu çok önemli bir kitap yayınlandı. “Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ilişkin ikinci ulusal bildirimi hazırlık faaliyetlerinin desteklenmesi projesi” kapsamında hazırlanan kitap aslında bir anket çalışmasının sonuçlarını yansıtan bir kitap. Fakat içindeki bilgilerin ışığında iklim değişikliği konusunda nerelerde eksik olduğumuzu, nerelerde yenilikler yapmamız gerektiğini ve ne kadar yol alabileceğimizi ortaya koyan bir çalışma. Sizlere kitaptan sadece bazı önemli gördüğüm sonuçlardan biraz söz etmek isterim:

. İklim değişikliği ile ilgili toplumun ilgi düzeyi yüksek olmasına rağmen bilgi düzeyi düşük olduğu görülüyor.
. İklim değişikliğinin nedenleri ve alınması gerekli önlemler yeterli derece bilinmemekte.
. İklim değişikliği genel olarak mevsimlerin değişmesi olarak algılanmaktadır.
. Toplum, iklim değişikliği ile mücadele konusunda tasarruf amaçlı uygulamalar yapmaya daha fazla eğilimli.
. İklim değişikliği ile ilgili mücadelede kamuoyu, hem kendisine hem devlete sorumluluk düştüğünün farkında. Devletin öncülük yapmasını ve desteğini açıkça beklemekte.
. İklim değişikliği ile ilgili mücadelede en etkili iletişim aracı televizyon programları ve haberler olduğu görülmekte.

Yazı Devam Ediyor: Bilmeden Fikir Sahibi Olmamak İçin – 2

‘ÇANAKKALE İÇİNDE’ Notu: Bu yazı Oral Kaya’nın izniyle, http://oralkaya.blogspot.com adresli blogundan alınmıştır.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir