Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Güneşi Kazanca Çevirebilmek

Güneşi Kazanca Çevirebilmek

İklim değişikliğinin etkileri kendisini fazlası ile göstermeye başladı. Dünyanın her tarafında seller, aşırı sıcaklar, orman yangınları, susuzluk, kuraklık haberlerinden geçilmiyor. Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Türkiye tarihinin en kurak ve en sıcak yazını geçiriyor. Amerika’da orman yangınları 4 haftadır devam ediyor ve önüne geçilemiyor. Kanada tarih boyunca ilk kez 40 derece sıcaklık gördü. Herkes şaşkın. Çin ve uzak doğu art arda gelen sel felaketleri ile boğuşuyor. Aniden bastıran yağmurlar, bir yılda yağan yağmuru 3 saat içinde o bölgeye yağmasına neden oluyor. Doğal olarak kentler bu konuda altyapı yetersizliğinden ve yanlış yapılaşmadan mağdur oluyorlar. İnsanlar sel sularına kapılıp kayboluyorlar, evleri sel suları altında kalıyor ve kullanılamaz hale geliyor. Tarım alanları, aşırı yağışı toprak ememediği için sular altında kalıyor. Tarım ürünleri zarar görüyor, çiftçilerin tüm emekleri kayboluyor. Türkiye’de ise durum hiç iç açıcı değil. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, bu yıl yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle yaşanan kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının belli oranının silineceğini ve erteleneceğini ifade ediyor. Bunun için genelge hemen bayram öncesi Resmi Gazetede yayınlanarak yasal hale geliyor. Yine aşırı sıcaklardan dolayı saman üretemiyoruz ve cumhuriyet tarihinde ilk kez bu yıl yurt dışından saman ithalatına izin veriliyor. Yalan değil gerçek, Türkiye Cumhuriyeti saman ithal ediyor. Yine aşırı sıcaklar nedeniyle her yerde klima kullanımı patlama yapıyor. Aşırı kullanım da doğal olarak elektrik ihtiyacını arttırıyor. Yine ilk kez bu yıl Temmuz ve Ağustos aylarında ürettiğimizden fazla elektrik tüketiyoruz. Aradaki açığı da Bulgaristan, Gürcistan ve Ermenistan’dan elektrik satın alarak kapatıyoruz. Tabii ki bu elektriğin kömür ve nükleer santrallerde üretildiğini, doğal olarak da atmosfere daha fazla sera gazı salıp, dünyanın daha da çok ısınmasına neden olduğunu söylememe gerek duymuyorum. Bu sıcakları, aşırı güneş olaylarını durdurma şansımız yok. Şimdilik bununla yaşamayı öğreneceğiz. Bugünden önlem almamız durumunda ancak 20-30 yıl içinde atmosferdeki sera gazlarını azaltma imkânımız var. O da kömür ve diğer petrol türevlerinden enerji üretmeyi durdurmamız ve temiz enerji kaynaklarına yönelmemiz gerekiyor. Almanya’da güneşli gün sayısı bizim ülkemizin yarısı olmasına rağmen ürettiği elektriğin yarısını güneş enerjisinden elde ediyor dersem bana güleceksiniz belki ama gülmeyin doğru. Yıllardır söylüyorum, rüzgar Troya’ya zenginlik verdi. Bize neden vermesin? Aynı şekilde sadece evlerin çatılarına kaplayacağımız güneş enerji panelleri ile, ihtiyacımızı karşılamak elimizde iken, biz halen özellikle kış günlerinde kentimizde kömür dumanından nefes alamıyoruz. Yani temiz bir hava, temiz bir gelecek bizim elimizde iken, bunu heba etmek ve kendimizi ve çocuklarımızın geleceğini de zehirlemek bizim elimizde. Yani rüzgar ve güneşi kazanca çevirmek elimizde.

‘ÇANAKKALE İÇİNDE’ Notu: Bu yazı Oral Kaya’nın izniyle, http://oralkaya.blogspot.com adresli blogundan alınmıştır.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir