Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Yeşil Binalar

Yeşil Binalar

AKP hükümeti son günlerde kentsel dönüşüm kavramı üzerinden yeni politikalar geliştirmeye çalışıyor. Kenti yeniden değerlendirmek, yeni rant alanları yaratmak istiyor. Bunu kentimizde de görüyoruz. Türkiye’nin her köşesi aslında kentsel dönüşüm kavramı ile yeniden elden geçiriliyor. Tabii ki bu esnada çevreye en fazla zarar veren ülke seçiliyoruz ama gelişme için her yolun mübah sayıldığı politik yaklaşımlar için bunların önemi yok. Gelişmeye hayır demek için de yerine mutlaka yeni ve uygulanabilir alanlar yaratmanız gerekiyor. Hükümetimizin en çok önemsediği kavram olan konut politikası üzerinden gidersek, doğa ile uyumlu, kendi enerjisini üreten veya minimum enerji tüketen konutlardan bahsetmemiz gerekiyor. İşte burada “yeşil binalardan” bahsediyoruz.

Yeşil bina dediğimiz zaman en genel tanımıyla çevresel açıdan sürdürülebilirlik öncelikleri gözetilerek tasarlanıp inşa edilmiş bina akla geliyor. Bu aşamada temel bazı kurallar var. Bunlardan sırası ile söz edersek;

a. Arazi seçimi: Yeşil binaların bağımsız konutlar olduğu gibi son dönemde çok da moda olan toplu konut olasıdır. İlk aşamada dikkate alınması gereken durumun, kanalizasyon, su elektrik gibi altyapısı gerçekleştirilmiş araziler olması gerekmektedir. Aynı zamanda toplu ulaşım imkanlarının da sağlanmış olması dikkate alınmalıdır. Tüm bu altyapı imkanları, yeniden yatırımlar yapılmasını engelleyeceği gibi, kontrollü ve yerel yönetimler tarafından planlanmış bölgelerde yapılaşmayı sağlayacaktır.

b. Binanın yönü: Coğrafi ve iklimsel koşullar dikkate alınarak binanın güneş ışığı, hava hareketleri gibi yapılacak belirlemeler, konutlarda ve tabii ki kentlerde enerjinin verimli kullanılmasını sağlayacaktır. Gün ışığından maksimum yarar sağlama ile, daha az aydınlatma yapacağımız gibi, hakim rüzgarlara göre konumlandırılmış evler de daha az ısı kaybına neden olacaktır. Binanın nefes alması gibi bazı yerel tekniklerin kullanılması da ısınma ve soğutmada önemlidir.

c. Malzeme seçimi: Yeşil binaları tasarlar iken, gerek inşaat aşamasında, gerek kullanım aşamasında, yenilenebilir malzemelerin seçilmesine dikkat etmek gerekmektedir. İnşaat malzemelerinin sürdürülebilir olması, minimum taşıma olanaklarının yaratılması yani bölgesel ürünlerin kullanılması ve en son aşamada yenilenebilir olmasına dikkat edilmelidir.

d. Enerji verimliliği: İnşaat aşamasında kullanılan makinelerden tutun, ev içinde kullanılacak olan ısıtıcı, soğutucu vb. elektrikli malzemelerin minimum enerji sarfiyatı gerçekleştiren ve bu enerjiyi de en verimli kullanan ürünlerden seçilmesi çok önemlidir. Ev içinde kullanacağımız her türlü teknolojik ve işlevsel ürünün enerji verimli ürünler olması ve bunları kullanır iken de bilinçli tüketilmesi hepimizin sorumluluğundadır.

e. Su verimliliği: Yağmur suyunun depolanması ve belli alanlarda tekrar kullanılması son zamanlarda çok konuşulan bir yöntem. Bunun gibi suyu verimli kullanan musluk, rezervuar sistemlerinin tercih edilmesi yeşil binaların en önemli özelliğidir. Su tasarruflu çamaşır makineleri ve bulaşık makineleri, dünyanın kısıtlı olan temiz su kaynaklarının korunmasına yardımcı olacaktır.

f. Sürdürülebilir peyzaj: Peyzaj denildiğinde sadece bahçe düzenlemesini düşünmemek, ev içi dekorasyonunu da düşünmek gerekmektedir. Bahçe düzenlemesinde hangi tür bitkilerin, ağaçların, güneş ve su durumuna göre düşünülmesi gerekmekte. Bu aynı zamanda konutun da ısıtılması veya soğutulması için önemlidir. Aynı şekilde bina içi dekorasyon, aydınlatma ve kullanılacak mobilyalar da enerji kullanımını etkilemektedir.

‘ÇANAKKALE İÇİNDE’ Notu: Bu yazı Oral Kaya’nın izniyle, http://oralkaya.blogspot.com adresli blogundan alınmıştır.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir