Zülfü Livaneli / Kepez Kayısı Şenliği

Şuayip Odabaşı
05/07/2013

“12 Eylül” deyince aklınıza ne gelir?

Elbette, “nekekim” gelir aklınıza.

Netekim, 12 Eylül gecesi, ihtilalden önce bindiğim otobüsle, Konya’ya doğru gidiyordum. 12 Eylül 1980 yılında okulların açılacağı yeni öğretim yılında Torosların tepesinde ki kartal yuvası köyüme gidiyordum. Bir yıllık bir öğretmen olarak ilkyaz tatilimi yapıp düşmüştüm elektriksiz köyümün olmayan yollarına.

Eskişehir’e az bir yol kala otobüsün radyosunda,netekim bir konuşma vardı. Eskişehir’e girişte indirildik otobüsten,ellerimizi dayadık otobüse. Bize güzel bir yoklama çektiler. Bindik otobüse,devam ettik yola. Her yerleşim yerinin girişinde, yoklandık yokladılar. Rezil olduk yoklanmaktan.

Mersin Mut ilçesinden, Ermenek yolarına girdiğimizde, açlıktan bir haller olmuştu herkese. Birbirini tanımayan insanlardan oluşan tedirgin korkan minibüs yolcuları. Ben valizimdeki ekmeği, pay ettiğimde herkese, sevinmişti insanlar. Yol boyunca, ekmek bile yoktu. Açtı insanlar. Açlığını gidermiştim insanları ayırmadan sorgulamadan.

Ermenek’te minibüsü karakolun önüne çektiler.Karakol komutanı valizlerimizle birlikte bizi sıraya dizdi. Kimisinin suratına bakıp “git” dedi. Kimisini içeri aldı. Bir köylü beni gösterip “bu öğretmen bizi değil, bun yoklayın” deyince,ekmeğimi yiyen adamın, şerefsizliğini hala unutmadım.

“Allah aşkına,Kepez Kayısı Şenliği ile bu hikayenin ne ilgisi var” diye sorabilirsiniz.

Gerçekten yok.

O günleri aklıma getiren, birisi var.

Karakolun içine girdik. Benim valizi masanın üstüne koyup açtılar. İçindeki malzemeleri tek tek gördüler.

Zülfü Livaneli’nin kasetleri valize dizilmiş. “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, Nazımın Türküsü, Atlının Türküsü.” Atlının Türküsü kasetini Bursa’dan almıştım.

“Yürü atım rahvan atım tez yürü

Gece vakti Azrail’de kol uzun”

Sen misin Zülfü Livaneli dinleyen? “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” ha! Kim len eşkıya?

Herkesi bıraktılar, bir ben kaldım.

Valizin içinde birde kaçak tütün vardı. Sigara kağıtları… Hepten suç unsuruydumben.

Daha kötüsü, valizim dibine on kadar kitap dizmiştim. Aziz Nesin var. Rus klasikleri… Elektriği olmayan köyde yalnızlığımı paylaşacaktım kitaplarla. Zülfü’yü dinleyecektim, teybe pil bulursam. Tütünlede efkar dağıtacaktım.

“Leylim ley” türküsünü dinleyen arkadaşlar, karakola götürülünce gülmüştüm bir zamanlar.

Şimdi, ciddi ciddi sonumu bekliyordum.

Kaçak tütün içen, bir yıllık öğretmen.

Birde, Livaneli dinliyor.

Kitapları, zaten suçlu.

Karakol komutanı gitti geldi, gitti geldi. Valizimi kendisi topladı elime verdi. “Git öğretmen git. Yalnız başkasının eline geçmesin bu valiz” dedi.

Komutanın anlayışı sayesinde, kurtuldum bu olaydan.

*

Zülfü Livaneli, 6 Temmuz 2012 Cumartesi günü, Kepez’de. Saat 20.30’da bir konser verecek.

19 yaşımda keşfettiğim, sesini ve şarkılarını bıkmadan dinlediğim,“Zülfü Livaneli,”56 yaşımda karşımda olacak.

Ben yine dinleyeceğim. Bu defa, canlı canlı dinleyeceğim hem de.

Şarkılarına eşlik edeceğim.

Ezberimde, bilmediğim şarkıları varsa yeniden öğreneceğim. O gecede, Melih Cevdet Anday’ın şirinde ölümsüzleşen;

“Bir çift güvercin havalansa

Yanık yanık koksa karanfil

Değil bu anılacak şey değil

Apansız geliyor aklıma

 

Neredeyse gün doğacaktı

Herkes gibi kalkacaktınız

Belki daha uykunuz da vardı

Geceniz geliyor aklıma

 

Sevdiğim çiçek adları gibi

Sevdiğim sokak adları gibi

Bütün sevdiklerimin adları gibi

Adınız geliyor aklıma” şarkısı okunur mu bilmiyorum.

Her şarkıda aklıma gelecek her şey.

 

O gece yanık yanık kokacak karanfil. Güvercinlerde havalanacak. Aklıma çok şeyler gelecek.

Herkesin adını haykıracağım boğaza karşı.

*

Kepez’de yaz mevsiminin tam ortasında bir etkinlik yapılacak.

O gün saat 10’00’da Kepez düğün salonunda sünnet Şöleni yapılacak. Saat 12.00’de Mevlit okunacak. Akşam saat 20.30’da da Zülfü Livaneli bir konser verecek.

Herkesin isteğine göre, bir etkinlik var.

İster mevlit dinleyin. İsteseniz akşam konser izleyin.

“Kayısı Şenliği ve Sünnet Şöleni’ne” herkes davetlidir. Gelmezseniz çok şey kaybedeceksiniz. Gelirseniz, anılarınıza güzel bir gün eklenecek.

6 Temmuz Cumartesi

Saat:20.30

Mutlaka gelin bak!

Bir Livaneli şarkısının dörtlüğü şöyledir.

“Yalnız insan deli rüzgar

 Ne zevk alır ne haz verir

 Dokunduğu küldür uçar

 Sunduğu tozdur silinir”

Cumartesi günü gelin, çok insan olalım. Yalnızlığı süpürelim.

Filtreler:

Şuayip Odabaşı Son Yazıları...

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir