İranlı Homeros: “Rudeki”

İranlı Homeros: “Rudeki”
Fecri Polat
31/10/2020

Doğu’dan Batı’ya doğru yayılan ve Homeros ile zirve noktasına ulaşan sözlü destan geleneğinin kökeni Ortadoğu’dur. Bütün destanlara bir tarafından kaynaklık eden destan ise Gılgamış’tır. İşte bu destan geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri de İranlı/Persli ozan Rudeki’dir.

MS 941 yılında doğduğu tahmin edilen ve tam ismi Ebû Abdullâh Cafer b. Muhammed Rudeki olan şair, Fars şiirinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. Tıpkı Homeros gibi kendi döneminin en zirve ismidir. O da hem şiir söyler hem de Homeros’un lir çalması gibi kopuz (barbat) denilen bir alet çalıyordu. İran şiirinin zirvesini temsil eden Rudeki, İran Türküleri’nin de babası kabul edilir.

Homeros ile benzerliği bununla da sınırlı değildir. Rudeki de tıpkı Homeros gibi kördür. Fakat o da tıpkı Homeros gibi doğaya ve renk duygusuna o kadar hakimdir ki, eğer Homeros döneminde yaşasaydı belki Homeros gibi onun da kör olduğuna inanılmazdı.

Rudeki, kendi dönemine kadar üç asır boyunca süregelen kendi dilleri üzerindeki Arap hakimiyetine bir nevi son vermiş, Yeni Farsça yazan şairler arasında en önemli konuma yükselmiştir. Fars kimliğinin yeniden oluşmasında etkili olmuş ve Arap alfabesiyle Farsça şiirler yazan bir edebi deha olarak kabul görmüştür. Samanî hanedanının Fars şairi Rudeki, Buhara’da Samanî hükümdarı II. Nasır’ın (914-943) saray şairidir. Bütün şair ve ozanların ortak kaderidir bu. Tıpkı Homeros’un anlattığı, Kral Alkinoos’un hiç yanından ayırmadığı Demodokos’u çağırıp ona sürekli ezgiler söyletmesi gibi Nasır da divanında, yanından ayırmadığı Rudeki’ye söyletmiştir. Onda olan ses de Homeros ve Demodokos’ta olan da tanrı vergisidir:

“Delikanlılara duyuralım bu dediklerimi,
değnek taşıyan krallar, siz de, buyurun sarayıma,
gelin, birlikte ağırlayalım konuğumuzu.
Olmaz, demesin buna hiç kimse,
çağıralım tanrısal ozan Demodokos’u,
tanrı vergisidir ona ezgi söylemek,
büyüler dinleyenleri ne söylese.” (Homeros, Odysseia, VII: 40-45)

Kendi döneminde ve sonrasında “şairlerin hocası” ve “şairlerin sultanı” olarak nitelendirilen Rudeki de sözlü İran tarihi yazımı girişiminin bir parçası olmuştur. Homeros’un duyguları ile dünyaya bakan bu şair de tıpkı Homeros gibi ölümsüz sözlerle gönlümüzdeki yerini almıştır:

“Özgürce bir öğüt verdi bana zaman,
İyi bakarsan zaten hep öğüttür zaman:
Şöyle dedi: “İyilerin günlerine bakarak üzülme sakın!
Senin günlerini arzulayıp duran niceleri var.”
Zaman şöyle dedi bana: “Öfkene yenilme sakın;
Ayağına bağ vurulur diline bağ vurmayanın.” (Rudeki)

Fecri Polat Son Yazıları...

Yorumlar...
  • Reyhan Destan
    18/04/2021 12:02

    Fecri Bey'in ''Atatürk ve Arkeoloji'' isimli kitabını okudum ve çok beğendim,harika bir araştırma ,daha sonra sitesine girince herbirini okumaktan büyük zevk aldığım makalelerine ulaştım.Fecri Bey arkeologluğunu tarihçi olarakta taçlandırmış,böylece okuyucuya komple bir resim verebiliyor.Gelecekte çok kapsamlı kitap ve çalışmalarını göreceğimize inanıyorum.Emek ve enerjisinin devamını diliyor,çok teşekkür ediyorum.

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir