Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
reklam
reklam
Hüzzamın Adı Berceste

Hüzzamın Adı Berceste

Sordu, kahvenin önünde tanıdığım birisi;

“Hüzzam” ne demek hocam?

Dedim ki;

“Nerden çıktı şimdi bu?”

“Kepez Belediyesi otelde konser düzenlemişte, belediye ilan yapıyo.”

Hadi gel de “Hüzzam” nedir anlat. Azıcık bilgim var ya. Şöyle kafamı topladım. Arkadaşa dedim ki;

Sen, “bu ne sevgi bu ne ızdırap” şarkısını biliyor musun?

Arkadaş şöyle bir düşündü, atıldı;

“Bilmem mi len. Üsin yüce diye bi sanatçı vadı esgiden, eyi okurdu. Düğünlede çok çaldırıdıdık Bayramiç’te, gırnatacı Amed’e. Ahmet Uygun’a.”

“Bak işte o şarkının makamı hüzzam. Şarkıların makamları olur. “Hüzzam” Türk Sanat Müziğinin içinde, bir makamın adı.

“Arkadaş ben bu şarkıda çok duygulanırdım ya.”

“Yanlış bir durum yok işte. Tam isabet. Hüzzam Makamındaki şarkılar, hüzünlü olurmuş zaten. Hüzzam anlam olarak da “derin hüzün” ya da “koyu hüzün” anlamı taşırmış.

Bak sana bazı şarkıların adını vereyim. “Dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün,

Madem küstün dargındın neden geldin ağladın, Talihin elinde oyuncak oldum, Ömrümüzün son demi, Her gece yollarda gözledim seni, Pişman olur da bir gün ve İçimde kim vardır bir bilebilsen,” isimli meşhur şarkıların makamları hüzzam.

Anladın mı kardeş?

Arkadaş anlasa anlamasa da, binip otobüse, gelmedi konsere.

*

Çanakkale’de nerede bir konser var, takip ediyorum. Elimde her ayın bir “Kent Kültür Bülteni,” gideceğim etkinlikleri, daire içine alıyorum. Gerekirse internetten takip ediyorum.

Son günlerde, üç amatör koronun konserini izledim.

Son olarak Kepez Belediyesi’nin özverili çalışmalarıyla oluşturulan ve Berceste Türk Musiki Topluluğu’nun konserini izledim. 2011 yılında kurulan koronun bu yılki konserinin adı da “Hüzzam Gecesi” olarak yer almış tanıtım broşüründe.

Koroda; Çanakkale’ye Türk Sanat Müziğinde yön veren, değişik korolarda yer alan sazendeler ve sesler bu koroda da yer almışlar.

Çanakkale’nin en iyi sunucularından, Gökhan BAYRAM’ın mükemmel sunumlarıyla şekillenen konserde şef olarak, Rıfat GÜNEN ile Çetin GERMENLİ’yi tanıma fırsatı bulduk.. Aynı zamanda, Çanakkale’de yaşayan ve yine bir musiki topluluğunun şefliğini yapan bestekar udi Aydın TEKİNDOR’u da izledik.

Sadece benim dikkatimi çeken tek şey şu oldu.

Toplulukta, klarnet ve kanun olmayınca olmuyor kardeşim. Her sazın ayrı bir tadı var. Bazı şarkılarda bazı sazlar bir şeyleri haykıracak. Konserde klarnet ve kanunu aradım ben.

İlk başlardan teknik konularda meydana gelen aksaklıklar sonra giderildi. Güzel bir “Hüzzam Gecesi” oldu bence.

*

Kepez belediyesi, çok emek verdi bu konser öncesinde.

Bir yıl boyu emek verilen konserle ilgili yapılan anonslarda, konser yerine ücretsiz otobüs tahsis edildi. Konserin ücretsiz olduğu ilan edildi. Saat 19.00’da Kepez Meydanı’na geldim. Otobüs beni özel olarak konser yerine götürdü. Otobüse duraklarda da binen olmadı. Koskoca otobüs bir tek beni taşıdı.

“Ne özel adammışım be!” dedim kendi kendime. “Abdurrahman Çelebi” gibi adamım vesselam!

*

Konser başladıktan sonra birkaç kişi salonu terk ettiler. Konseri yarın bıraktılar. Sebebi şuydu. Konser salonunun arkasında bazı çocukların yakalamaca oynamaları, hoş bir şey değildi. Ara sırada polis hırsız oyunu oynadılar çocuklar. Bir şeyleri devirdiler. Kimsenin ilgilenmediğini görünce, çocuklarla konuştum. Oyun kesildi, çocuklar oturdular bir yerlere.

Hiç kimse kusura bakmasın. Ben ilçelerde bilinmiyor, bu işler diyordum. Çanakkale merkezde bile, kapalı alanlarda tiyatro ya da böyle sanat ağırlıklı etkinlikleri izleme kültürü oluşmamış bizlerde. Çocuklara uygun olmayan etkinliklere çocukları getirirsen, bir şey anlaşılmaz yapılan etkinlikten. Çocuğun getirileceği, getirilmeyeceği etkinlikleri bilmek o kadar zor değil aslında. Burada, çocukların hiç suçu yok aslında.

Adam tiyatroya bebekle geliyor ya! Beş on dakika sonra bir viyaklama başlıyorsa, bebeğin suçu ne ki? Bitiveriyor tiyatro. Kopuyor film. Tekrarı da yok oyunun. Futbol maçı değil ki, ağır çekimi de yok.

Neyse.

*

Ben Türk kültürü adına, evrensel kültür adına, Kepez’de yapılan ve yapılacak her etkinlikte, perdeci veya ışıkçı olarak çalışırım.

“Berceste Musiki Topluluğu” şarkıların hoş sedasında, yolumuzu aydınlatacak, bizlere huzur vermeye devam edecektir.

Berceste‘nin anlamı; “Öz, güzel, latif, ince anlamlı, kolayca hatırlanan, yapısı sağlam dize ya da beyit demekmiş. Dize için daha çok “mısra-ı berceste,” beyit için de “beyt-i berceste” tanımlamaları kullanılır. Özet olarak, genel anlamda “bir şiirdeki en güzel dize ya da beyit de” denebilir.

Bizleri “Berceste” anlamının içine alan, Kepez’de Türk müziğini tanıtmayı amaçlayan herkese, Belediye Başkanımız Dr. Ömer Faruk Mutan‘ın şahsında teşekkür ediyorum.

*

Esas konuya gelelim.

Kepezliler bu etkinliklere ilgi duymuyor kardeşim.

Konser salonunu dolduranların çoğu Kepez dışından gelmiş sanatseverlerdi. Koroda yer alan seslerin bir çoğunun da, Kepez’den olmasını beklerdim. (Seneye ben de koroya gireceğim, sınav yapmazlarsa)

Otobüs bedava. Konser zır bedava.

Gelen yok. Bu ne iş ya?

Ben, çaresini söyleyeyim size.

Davetiyenin sonuna,

“Konser sonunda ekmek arası köfte dağıtılacaktır. Yanında da ayran ya da kola verilecektir.” yazın kırmızıyla.

Köfteleri dağıtmadan önce hep bir ağızdan, “akasyalar açarken” şarkısını da söyletelim.

Hatta ve hatta, şarkıyı ezbere okuyanlara iki porsiyon köfte verelim fazladan.

Bakın o zaman, salonda boş yer kalacak mı?

Vallahi kalmaz.

*

“Hüzzamın adı berceste

Okudum hep hece hece

Hüzün tuttu da elimden

Böyle geldi geçti gece”

Filtreler:
Görüntülenme: 313
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Rıfat Günen (28/05/2012 11:04)

Sevgili Hocam; Yazınızı beğenerek okudum.Çanakkale de Sanata ne de güzel ayna tutmuşsunuz.Bizim içimizden geçen ama insanları kırmayalım incitmeyelim diyerek telafuz edemediğimiz bir çok husus sayenizde dile geldi. Çanakkale de bir çok koro var. Bu korolorda toplasanız 100 kişi musikiye hizmet ediyor. Koristler birden çok koroya gidiyor.Dinleyen ise çok çok 500 kişi.Çanakkalede Türk Musikisi işte 600 kişi arasında dönüyor.E Tabii birde insanlar konsere gelsin için korolar eğlence müziği yapınca işin rengi iyiden iyiye değişiyor. Davet ettiğimiz müzik severler ! Kolin Otelin ismini duyunca ?? YEMEKLİ Mİ??? diye soruyorlar. Yıl boyu emek verdiğiniz, tamamen kendimizce finans ettiğimiz, niyeti büyük ama imkanları kıt olan Kepez Belediyesi sponsorluğunda yürüttüğümüz çalışmalar sonunda , 3 saat boyunca sound aldığımız tesisatın çalışmadığı, Otelin ton Maysterinin kabinini konser boyunca terk ettiği,Kol gücü ile saz sesi çıkarmaya çalıştığımız, arkada çocukların ayrı bir konser verdikleri bir konserden hatasız ve yüzümüzün akıyla çıkmak da bize şimdilik yetti doğrusu. Bizler toplumun kültür seviyesini bir üst noktaya taşımalıyız. Evet eğlence de olmalı ama ,konser salonlarını içkisiz eğlence mekanları haline de getirmemeliyiz. Sevgi ve saygılarımla

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir