Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Melez Güzeldir… Melez Güzeldir…

Melez Güzeldir…

Kültürel sentez ve melezleşmeye dair düşüncelerimin akabinde yaşadığım bir kaç olay geldi aklıma, sizinle de paylaşmak isterim.

Birkaç yıl önce bir vesileyle ve bir grup uzmanla Paris’te 5 gün kadar yaşamak olanağı buldum. Bu aralıkta sıkça Paris sokaklarını, meydanlarını, kafelerini gezme ortamı doğdu. Her gezi için çıktığımızda, gideceğimiz yer yürüme mesafesinden uzak ise mutlaka ve ısrarla Paris Metrosunu kullandık. Diğer alternatifler ulaşımı uzatıyordu.

Kalabalık metroda ilgimi çeken birçok olay gördüm, ama 2 şey çok özeldi benim için; birincisi gerçekten Parisliler çok güzel giyiniyor, özellikle kadınlar işe giderken bile son derece iyi giyimli, makyajlı ve bakımlı oluyor. İkincisi ise Parislilerin en güzelleri melez kadınlar. Ne siyah, ne beyaz, açık çikolata renkli Paris kadınları çok alımlı ve güzel oluyor. Ayrıca, Parisli melezler, fiziki olarak uzun boylu, yapılı, vücut hatları son derece düzgün ve gelişkindiler.

Dolayısıyla “Melez Güzeldir”. Sadece güzel değil, doğa kötü olanı yok ediyor, bu birleşmeler sonrası en iyiyi yaratıyor ve seçiyor.

Bu güzellikleri bir de Hollanda’nın en önemli kenti Amsterdam’da görmüştüm. Kendi yerli nüfusu azınlıkta kalmıştır Amsterdam’ın. Bu kentin melezleri yukarıdaki tanımlara uygun güzellik ve iyiliklere sahiptiler. Anılardan gidiyoruz ya; Çanakkale çocuğu bir arkadaşım var, Amsterdam’da yaşıyor. 10 yıl kadar önce karşılaştığımda, bana eşini tanıştırdı. Şaşırdım arkadaşımın eşi siyahı bir melezdi. Ama gerçekten güzel bir melezdi. Bir fırsat bulup bu durumu sorduğumda, her şeyin iyi olduğunu ve mutlu olduğunu bana söyledi. Ne kadar güzel değil mi? Her yıl görüşüyoruz. Eşi de, kendisi de çok mutlu bir yaşam sürüyor.

Küreselleşen dünya, her şeyi melezleştiriyor. Saf Türk bulmak zor, Alman’da, Fransız’da, Yunan’da? Kentler en dinamik dönemini yaşıyorlar. Göç hareketleri ve demografik yapının sürekli değişimi, esas yerleşikleri / yerlileri azınlıkta bırakıyor. Tüm bu durum dünyanın her tarafında hızla yaşanmaya devam ediyor.

Bu insan hareketi ve değişimler, kültürleri bir yerden bir başka yere taşıyor. Bir kültür bir başka kültürel ortama girdiğinde yeni bir sentez ve reaksiyon oluşuyor. Ortaya çıkan ise melezleşme oluyor.

Bu yazının sonu bir siyasi sloganla bitebilirdi; örneğin “kahrolsun ırkçı ve faşistler” diyebilirdim. Ama ben bunun yerine, “MELEZ GÜZELDİR” diye bitiriyorum.

Görüntülenme: 175
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir